Hoşgeldiniz
Lokman Hekim Ömer
Osman Korkmaz, yaklaşık 20
senedir, bitkilerle hastalıklara
çare bulmaya çalışmakta, son
senelerde ise çalışmalarını,
kanser, diyabet, epilepsi, ms,
siroz, hepatit, astım, kansızlık,
kısırlık gibi önemli hastalıklara
yoğunlaştırmış bulunmaktadır.
Bu çalışmalarının
yanısıra,
halkımızın çoğunluğunun muzdarip
olduğu, bel ve boyun fıtığı,
sigara, migren, prostat, hemoroid
gibi, sağ menüde görülen,
bir çok hastalıkla ilgili,
bitkisel tedavi formüllerini,
ücretsiz olarak, halkın hizmetine sunmaya gayret
etmektedir.
Hastalıkları Yenmek ve Sağlıklı
Yaşamak
İçin
Beslenme Kuralları -
Tuz ve
Şeker Gerçeği
En başta, şunu bilmeliyiz ki,
doğru beslenme olmadığı taktirde,
hastalıkları yenmemiz çok güç
olacak, hatta mümkün
olamayacaktır. Sürekli şeker,
çikolata yiyen bir diyabet (şeker)
hastasının iyileşmesi
düşünülebilir mi? Veya sigara içen
bir astım hastasının iyileşmesi
mümkün müdür? Elbette ki değildir.
O zaman, hastalığımız ne olursa
olsun, önce, yanlış beslenmeyi
terk etmeli, doğru ve sağlıklı
beslenme kurallarına göre
beslenmeliyiz. Şayet doğru
beslenme tarzını
benimseyemiyorsak, hastalıklarımıza
çare aramak boşuna olacaktır.
Her şeyden önce, hasta olmanın
önüne geçmeliyiz. Bunun için de,
yapacağımız en temel şey, beslenme
alışkanlıklarımızı değiştirmeli ve
doğru beslenmeyi öğrenmeliyiz.
Doğru beslenmeyi öğrendiğimiz
zaman, besinlerimiz ilaçlarımız
olacaktır.
Sağlıklı yaşamanın birinci adımı, insülin
direncini anlamaktan geçiyor.
Hastalıkların ve hücre
yaşlanmasının temel nedenlerinden
biri, hatta en başta geleni
insülin direncidir. Yani şeker,
glikoz, nişasta, karbonhidrat
ağırlıklı beslenmedir. İşte şeker
gerçeği budur.
Şeker, kola, meşrubat, çikolatayı
hayatınızdan tamamen çıkarın.
Canınız çok isterse, bunları arada
bir ölçülü olarak yiyin için, ama,
diğer zamanlarda, bunlardan
kesinlikle uzak durun.
Karbonhidratlar, şekere dönüşerek
kana karışırlar. Bu nedenle,
şekerden uzak durduğumuz gibi,
glisemik endeksi yüksek
karbonhidratlardan da uzak
durmalıyız. Glisemik endeksi düşük
karbonhidratları tercih etmeli,
ama bunları da ölçülü
tüketmeliyiz.
Mısır, pirinç pilavı,
hamurlu yiyecekler, beyaz ekmek ve
hamburger gibi yiyecekleri
yemeyin. Yemek isterseniz de çok
çok az yiyin. Şeker hastaları
bunları yememelidir.
Bulgur pilavı, fasulye, nohut,
bezelye, makarna gibi ürünleri
ölçülü olarak tüketin.
Her çeşit sebzeyi istediğiniz
kadar yiyin. Havuç, kereviz gibi
kök sebzeleri az tüketin. Şeker
hastaları bu tür kök sebzeleri
yememelidir.
Her türlü meyveyi yiyebilirsiniz,
ama tatlı meyvelerden az yiyin.
Mutlaka, haftada 2 defa kırmızı
et, mümkünse kuzu eti yiyin.
Haftada 2 defa, 2'şer tane yumurta
yiyin. Organik veya köy
yumurtasını tercih edin.
Yoğurt, peynir, süt gibi ürünlerin
yağsız veya az yağlı olanlarını
tercih edin.
Ekmek olarak, sadece, tam buğday
ekmeği yiyin.
Sadece, sızma zeytinyağını
kullanın. Ölçülü olmak şartıyla,
arada tereyağı da
kullanabilirsiniz.
Haşlamayı tercih ediniz. Direkt
ateşte pişirmelerden ve
kızartmalardan kaçının.
Vücudumuz için en temel 3 şey, su,
oksijen ve tuz'dur. Tuz olmadan
ozmos olayı gerçekleşemez. Ozmos
olayı gerçekleşemediği zamanda,
hücrelerimizin ihtiyacı olan
enerji üretimi meydana gelemez.
Dolayısıyla hücrelerimiz tam
işlevlerini yerine getiremezler.
Bu yüzden de, bünyemizde
hastalıklar oluşmaya başlar. İşte
tuz gerçeği de budur.
Kullandığımız tuzları, yani rafine
edilmiş tuzları, asla kullanmayın.
Mutlaka “Himalaya Kristal Tuzu” nu
kullanın. (Tuz
Gerçeği >>>)
Günde 3 litre, pH'ı yüksek su
için.
Her gün Omega-3 yağı alın.
Sabah 2, akşam 2 yemek kaşığı elma
sirkesini suya karıştırarak için.
Günde, 2 diş Taşköprü sarımsağını
çiğneyerek yiyin.
Kabuklarıyla beraber yarım limon
yiyin (çekirdeklerini yutmayın).
Bu
beslenme kurallarını
uygulayabildiğiniz kadar, sağlıklı
olacağınızı ve hastalıkların
üstesinden gelebileceğinizi
unutmayınız.
|